Şaşkınlığın Kodu Kırıldı: Yapay Zekâ Beynimizi Bu Şekilde “Okuyor”
İnsan zihninin en ilginç deneyimlerinden biri olan “şaşkınlık” duygusu, artık yapay zekâ tarafından haritalandırılıyor. Chicago Üniversitesi’ndeki Biliş, Dikkat ve Beyin Laboratuvarı’nda yürütülen çığır açıcı bir çalışma, büyük dil modellerinin (LLM’ler) insanların hikâyeleri işlerken yaşadıkları sürpriz anlarını tahmin edebildiğini ortaya koydu.
Sürpriz, Tahmin Hatalarında Saklı
Araştırmacılar, katılımcılara hikâyeler dinletirken beyin taramaları yoluyla nöral tepkilerini kaydetti. Aynı hikâyeler Llama dil modeline beslendi ve modelden bir sonraki metin parçasını tahmin etmesi istendi. Yapay zekânın tahmini ile gerçek hikâye uyuşmadığında, bu “tahmin hatası” bir sürpriz ölçütü olarak kabul edildi.
İlginç olan, yapay zekânın hata yaptığı anların, katılımcıların beyin aktivitelerindeki sürpriz işaretleriyle ve kendi bildirdikleri şaşkınlık duygularıyla çarpıcı bir uyum göstermesiydi.
“Birinin şaşkınlığı nasıl hissettiği, beyninde olup bitenle aynı mı? İşte cevabını aradığımız temel soru buydu,” diyor dördüncü sınıf veri bilimi öğrencisi Bella Summe.
Sürpriz Kelime Kelime Değil, “Anlam Parçalarında” Kodlanıyor
Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu, sürprizin tek tek kelimelerde değil, 10-20 kelimelik anlam bütünlerinde işleniyor olması. Summe’nin açıkladığı gibi:
“Bir sonraki kelimeye, özellikle ‘ve’ veya ‘bir’ gibi kelimelere şaşırmazsınız. Sürpriz, olayın bütünü içinde yaşanır.”
Bu durum, hem insan beyninin hem de dil modellerinin olayları benzer bilişsel birimlerle temsil ettiğine işaret ediyor.
Deneysel Süreç: “Kendi Yolumuzu Kendimiz Çizdik”
Bu alanda daha önce belirlenmiş bir metodoloji olmadığı için ekip, adeta keşif modunda ilerledi. Summe, “İnsan sürprizini hesaplamak için denenmiş bir yöntem yoktu. Kendi başımızaydık ve bu yaratıcı süreç çok heyecan vericiydi,” diyor.
Katılımcılarla doğrudan çalışmak, veri toplama sırasında ortaya çıkan teknik ve pratik sorunları anında çözme becerisini de geliştirdi.
Disiplinler Arası Bir Köprü: Veri Bilimi ve Psikoloji Buluşuyor
Aslında sinirbilim öğrencisi olan Summe, veri bilimiyle tanıştıktan sonra bu alanın sınırsız uygulama potansiyelini fark etti. Psikoloji laboratuvarına katılımı ise bir zorunlu ders sayesinde gerçekleşti. Şimdi, insan bilişi ile yapay zekânın kesişiminde çalışmalarını sürdürüyor.
Gelecek: Yapay Zekâ İle Zihni Anlamak
Bu araştırma, yapay zekânın pasif bir araç olmaktan çıkıp insan zihnini modelleyebilen bir “bilişsel ayna” haline geldiğini gösteriyor. Gelecekte, bu yaklaşım:
-
Psikiyatrik değerlendirmelerde bilişsel çarpıtmaları tespit etmek,
-
Eğitimde öğrenme süreçlerini kişiselleştirmek,
-
İletişim ve anlatı tasarımını optimize etmek
gibi alanlarda kullanılabilir.
Özetle:
Yapay zekâ, artık sadece metin üreten bir sistem değil; aynı zamanda insanın şaşkınlık, beklenti ve anlam arayışı gibi derin bilişsel süreçlerine ışık tutan bir nörobilişsel haritalayıcı rolüne bürünüyor.
Belki de yakın bir gelecekte, “Beni anlayan bir AI” ifadesi, metafor olmaktan çıkıp bilimsel bir gerçekliğe dönüşecek.
Kaynak: Chicago Üniversitesi, Biliş, Dikkat ve Beyin Laboratuvarı – Monica Rosenberg ve ekibi.
