İçindekiler
Türkiye otomotiv pazarında ulaşılan yüksek fiyat seviyelerinin temel etkenlerinden biri olan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), araç sahibi olmak isteyen vatandaşlar için ciddi bir maliyet kalemi oluşturuyor. Bazı modellerde aracın ham bedeliyle yarışan vergi oranları gündemdeki yerini korurken, piyasayı yakından ilgilendiren dikkat çekici bir yasal düzenleme adımı atıldı. Uzun zamandır kamuoyunun beklentileri arasında yer alan ÖTV’siz araç alımı, hazırlanan yeni bir kanun teklifiyle emekliler odağında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) taşındı.
ÖTV Muafiyetli Araç Teklifinin Kapsamı Nedir?
CHP Milletvekili Kadim Durmaz imzasıyla Meclis’e sunulan tasarı, belirli şartları sağlayan emekli vatandaşlara bir defaya mahsus olmak üzere ÖTV ödemeden otomobil sahibi olma hakkı tanımayı hedefliyor. Ancak bu düzenleme, tüm emekli gruplarını kapsayan genel bir muafiyetten ziyade, spesifik kriterlere dayanan daraltılmış bir çerçeve sunuyor.
Hangi Emekliler Yararlanabilecek?
Kanun teklifinin yasalaşması halinde, uygulamanın öncelikli olarak esnaf ve çiftçi emeklilerini kapsayacağı belirtiliyor. Paylaşılan detaylara göre tasarıdan yararlanabilecek öncelikli gruplar şunlar:
- 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’na tabi olarak ticari faaliyet yürütmüş kişiler.
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4/1-b maddesi (eski adıyla Bağ-Kur) kapsamında emekli aylığı almaya hak kazanmış vatandaşlar.
ÖTV Muafiyetin Şartları Neler Olacak?
Teklif, sistemin suiistimal edilmesini önlemek amacıyla ÖTV’siz araç alım hakkının kullanımına yönelik net sınırlar çiziyor:
- Zaman Sınırı: ÖTV muafiyeti, kişinin emekliliğe hak kazandığı tarihten itibaren ilk 5 yıl içinde ve yalnızca tek seferlik kullanılabilecek.
- Satış ve Devir Yasağı: Bu haktan yararlanılarak satın alınan araçlar, tescil tarihinden itibaren 5 yıl boyunca satılamayacak veya üçüncü şahıslara devredilemeyecek.
Süreç Hangi Aşamada?
Mevcut durum itibarıyla bu düzenlemenin henüz bir teklif aşamasında olduğunu ve yasalaşmadığını vurgulamak önem taşıyor. Tasarının yürürlüğe girebilmesi için sırasıyla Meclis Başkanlığı sevki, ilgili komisyonlardaki görüşmeler ve son olarak TBMM Genel Kurulu’nda onaylanması gerekiyor. Kanun teklifinin kabul edilip edilmeyeceği ilerleyen günlerdeki meclis gündemiyle netlik kazanacak.
